Radyasyon Onkolojisi

Radyasyon Onkolojisi, iyonizan radyasyon kullanarak radyasyonun kansere etkilerini, tümörlerin davranışlarını inceleyen ve bu alanda araştırma ve uygulama yapan bilim dalıdır. Radyasyon onkolojisi içinde radyoterapi ve radyocerrahi olmak üzere iki uygulama alanı bulunuyor.

  • Radyoterapi (Işın tedavisi)
  • Radyo Cerrahi

Radyoterapi nedir?


Radyoterapi; kanserli dokunun veya bazı iyi huylu tümörlerin tedavisinin radyasyonla yapılması olarak tanımlanıyor. Bu nedenle halk arasında “Radyasyon tedavisi” ya da “Işın tedavisi” olarak da adlandırılıyor. Radyoterapide kullanılan ışınlar, tedavi edilen bölgedeki kanser hücrelerinin büyümesini durdurmak ya da o hücreleri öldürmek amacıyla kullanılıyor. Radyoterapi kanser tedavisinde sık kullanılan bir uygulama. Öyle ki, kanser hastalarının yüzde 60-80’inde kanser tanısı konduktan sonra, en az bir kere radyoterapi ihtiyacı oluşuyor.

Tedavi şekli nasıl belirleniyor? Tedavilerin şeklini etkileyen pek çok faktör bulunuyor. Bunların başında; hastanın yaşı, genel sağlık durumu, teşhis edilen kanserin türü, yaygınlığı, yerleşim yeri geliyor. Tedavi kararları, birçok farklı branştan uzman doktorun hastayı birlikte görüp değerlendirmeleri sonucu alınıyor ve her hasta ayrı değerlendiriliyor. Bu nedenle aynı tip kanser hastası bile olsalar, her hastanın tedavisi, kendi koşullarına göre planlanıyor.

Tedavi ekibi kimlerden oluşuyor?

Radyasyon onkolojisi uzmanı: Vücudun hangi bölgesine, ne kadar radyoterapi uygulanacağına karar veren, doktordur. Tedavi boyunca hastanın takibi, tümördeki değişikliklere bağlı olarak gerekli tedavi değişimi, hastanın yaşadığı yan etkilerin değerlendirilmesi ve tedavisinden sorumludur.
Radyasyon fizikçisi: Radyoterapinin tedavi planlaması, kalitesi ve cihazlarla ilgili teknik destek ve bakım sürecinin koordinasyonu ile güvenliğinden sorumludur. Tedavi planı ve uygulamasında radyasyon onkolojisi uzmanı ile birlikte çalışır.

Radyoterapi teknikerleri: Radyoterapi cihazlarını kullanmak üzere eğitim almış kişilerdir. Tedavi sırasında odada hasta ile birlikte bulunmazlar, ancak kumanda odasında bulunan ekran aracılığıyla; hasta ile kesintisiz iletişim halindedirler. Hastanın doğru pozisyonunun sağlanması, cihazın çalıştırılması ve tedavi esnasında değerlendirme filmlerinin çekilmesinden sorumludurlar.

Onkoloji hemşiresi: Hastanın tedavisi ve takibi süresince radyasyon onkoloğu ile birlikte hastanın en yakınında bulunan ekip üyesidir. Radyoterapinin yan etkileri, hastanın yapması ve yapmaması gerekenler gibi konularda hekim ile hasta arasında köprü görevi yaparlar.
Sekreterya: Hastanın doğru yönlendirilmesi, randevuların düzenlenmesi, dosyaların oluşturulması ve bulundurulması, tedavi ücreti konusunda bilgilendirme ve hastanın sağlık güvencesinin gerektirdiği işlemlerin yapılmasından sorumludur.

Radyoterapi nasıl etki ediyor?

Radyoterapide kullanılan ışınlar, tümörlü dokuların hücre çekirdeğindeki DNA’yı etkiliyor. Hücre çekirdeğindeki DNA yeterince zarar gördüğünde ise hücreler çoğalma yeteneğini kaybediyor. Kanserli dokuda ölen hücreler yenilenmediğinde, kanserin büyümesi duruyor ve kitle küçülüyor; sonuçta, birçok tümör türü başarıyla tedavi edilebiliyor. Radyoterapi seansı sırasında verilen yüksek dozdaki radyasyon, hücreleri öldürüyor veya çoğalmalarını engelliyor. Tümör hücreleri birçok normal hücreden daha hızlı bölündüklerinden radyoterapi bu hücreleri yüksek oranda öldürüyor. Normal hücreler de radyoterapiden belli ölçüde etkilense de tümör hücrelerinde olmayan özel onarım mekanizmalarıyla bu etkiden kısa sürede kurtulabiliyorlar. Diğer taraftan tedavi alanındaki normal hücrelerin, tümörlü hücrelere göre sayısı milyonlarca kat fazladır. Normal hücreleri korumak amacıyla doktorlar, günlük radyasyon dozunu düşük tutarak toplam tedavi süresini uzun bir zamana yayıyorlar. Ayrıca normal dokuyu olabildiğince korumaya ve radyasyonu hastalıklı bölgeye yönlendirmeye özen gösteriyorlar.

Radyoterapi nasıl uygulanıyor?

Radyoterapi son yıllarda teknolojik olarak en hızlı gelişen alanlardan biri. Günümüzde kanser tedavisinde ön plana çıkan gelişmiş ülkelerde, geçmişte kullanılan Cobalt-60 cihazı yerini, lineer hızlandırıcı cihazlara bıraktı. Acıbadem Sağlık Grubu da günümüz tıbbının modern ve ileri teknolojik yöntemlerini kullanıyor. Bu haliyle, hastasına her türlü radyoterapi olanağını sunabiliyor. Tedavinin verimini artıran 2 uygulama ön plana çıkıyor: Birincisi; normal dokuların etkileneceği ışın dozunun minimumda tutulduğu, tümör dokusunun en yüksek dozda ışınlandığı üç boyutlu radyoterapi. İkincisi ise; ışın yoğunluğunun ayarlandığı sistemler.

Radyasyon onkolojisinin uygulama alanlarından biri olan radyocerrahide temel amaç; çok sayıda düşük enerjili ışın demetlerinin hastalıklı bölgeye yönlendirilmesi ve hastalıklı noktada odaklanıp, sadece bu noktada yüksek enerji sağlayarak dokuda değişiklik yaratılmasıdır. Böylece hastalıklı bölgeye yoğun ışın verilerek kanser hücrelerinin küçülmesi ya da ölmesi sağlanırken, çevresindeki normal dokular da radyasyonun zararlı etkilerinden korunmuş oluyor.

Radyocerrahi uygulamaları

STEREOTAKTİK RADYOCERRAHİ (SRC)

Koordinatlar yardımı ile bir hedefin tedavisi anlamına gelen SRC, üç boyutlu olarak koordinatların belirlenmesini takiben yüksek dozda uygulanan radyasyonla tümörün tek seansta tamamen harap edilmesi anlamına geliyor. Bu işlem sırasında IGRT uygulanması, hedefin gerçek harabiyeti açısından önem taşıyor.

STEREOTAKTİK RADYOTERAPİ (SRT)

SRC tedavisinin birden fazla seansta; genellikle 3-5 seans uygulandığında tedavi, Stereotaktik Radyoterapi (SRT) olarak adlandırılıyor.
İşte radyocerrahinin kullandığı bu tedavi yöntemlerinin uygulanmasında iki cihaz ön plana çıkıyor. İleri teknolojinin kullanıldığı Gamma Knife ve CyberKnife.

KEMOTERAPİ (İLAÇLI TEDAVİ)

Kemoterapinin amacı, yapılarındaki bazı değişiklikler nedeniyle kontrolsüz büyüyen kanser hücrelerinin yok olmasını sağlamak. Çoğu durumda, farklı etki mekanizmaları olan birkaç ilaç birlikte verilerek kanser hücresinin öldürülmesi hedefleniyor.

Kanser kemoterapisi yapmak amacıyla ilaç kullanımı, ilk olarak 20. yüzyılın başında ortaya çıktı. Mustard gazının I. ve II. Dünya Savaşı’nda kullanılması sırasında, beyaz kürelerde düşüklük yaptığı saptanarak hızlı çoğalan kanser hücrelerinde de benzer şekilde öldürücü özellik göstereceği düşünüldü. 1940’lı yıllarda lenfomaların tedavisinde damar yoluyla uygulanarak o günün koşullarında tedavide başarılı bir adım atıldı. Bu gelişme, kanserde etkili olabilecek diğer maddelerin araştırılmasına yol açtı. Günümüzde çok sayıda kemoterapötik ilaç geliştirildi. Acıbadem Onkoloji Merkezleri’nde dünya ile paralel olarak bu alandaki en yeni gelişmeler izleniyor ve etkili tedaviler uygulanıyor.

HORMON TEDAVİSİ

Prostat ve meme kanseri gibi hormona duyarlı tümörlerin tedavisinde hormonal ilaçlar kullanılıyor. Uygulama genel olarak ağız yoluyla yapılıyor.
Bir başka uygulama şekli ise enjeksiyon.

İMMUNOTERAPİ (BAĞIŞIKLIK TEDAVİSİ)

Vücudun savunma sistemini uyararak kanser hücrelerinin tanınması ve öldürülmesi için bağışıklık sisteminin doğal olarak ürettiği maddeler kullanılıyor.

HEDEFE YÖNELİK BİYOLOJİK TEDAVİ

Kanser hücrelerinin taşıdığı ancak normal hücrelerde bulunmayan hedefleri belirleyerek saptanan etkinliği yüksek, yan etkisi az biyolojik tedaviler, kanser tedavisindeki son 10 yılın en önemli gelişmeleri olarak kabul ediliyor. Kanser tedavisinde geliştirilen hedefe yönelik tedaviler, birçok kanser türünde etkili seçenekler olarak ortaya çıkıyor. Meme kanseri, barsak kanseri, renal hücreli (böbrek) kanserler başta olmak üzere birçok kanserde hedefe yönelik tedaviler başarılıyla uygulanıyor.

Content 4
Medikal onkoloji yalnızca kanserli hastaların tedavisini değil, kanserden korunma, tarama, erken tanı alanlarını da kapsayan bir bilim dalı. Yani, kanserin her aşaması medikal onkolojiyi ilgilendiriyor. Ayrıca kanser tanı ve tedavisinde, cerrahi ya da radyoloji gibi çeşitli alanlarla işbirliği yapılıyor ve hastaya yaklaşım, bilimsel veriler doğrultusunda multidisipliner olarak planlanıyor.

 

 

 

Erken Tanı Kansere Yaklaşım Tedavi Yöntemleri İleri Teknoloji Kanser Türleri ve Tedavi Yöntemleri Genel Bilgiler